‘Küresel Kapitalizm, Ahilik Ruhunu Öldürdü’

Ahilik Kültür haftası münasebetiyle Anesiad Kayseri Şube Başkanı Veysel Tüfekçi’nin Basın Açıklaması
‘Küresel Kapitalizm, Ahilik Ruhunu Öldürdü’
Ahilik Kültür haftası münasebetiyle Anesiad Kayseri Şube Başkanı Veysel Tüfekçi’nin Basın Açıklaması: ‘Ahiyan ve Baciyan geleneğiyle yoğrulan Anadolu toprakları, ne yazık günümüzde, küresel kapitalizmin dayatması ve işgali altında. Avm ve marka egemenliğinin her geçen gün yoğun bir şekilde nüfuz ettiği Anadolu’muzda, kadim değerlerimiz bir bir yok olmakta. Baştan aşağı, ticaretin usül ve yöntemlerini belirleyen ve dayatan, liberal ve kapitalist ilkeler, maalesef esnaf, sanayici ve işadamımızın kabulden başka şansının olmadığı ilkeler haline gelmiştir. Ahilik anlayışının temel dayanağı olan, paylaşma, dayanışma, kanaat, bereket, helâl ticaret gibi kavramlar, yerini liberalizmin ürettiği, insanı ‘endüstriyel tüketici bir obje’ olarak gören anlayışa bırakmıştır. İnsanı, insanın canavarı olarak gören ve acımasız rekabet şartlarında ayakta kalabilmenin yolunu, rakiplerini ortadan kaldırmak olarak telkin eden bu anlayış, maalesef Anadolu topraklarında Ahiliğin ruhunu ortadan kaldırmıştır. Tarihsel, folklorik bir tema olarak algınan Ahiyan ve Baciyan ruhu, bir yaşam biçimi olmaktan çıkmış, yılın belli günlerinde hatırlanan kültürel bir motif haline gelmiştir. İnsanı insan yapan, iyilik, doğruluk, dürüstlük, kardeşlik, paylaşma, dayanışma, iyiliği emretme, kötülükten alıkoyma temelli Ahilik kültürü, sosyal ve ticarî hayatta bir yaşam biçimine dönüşmedikçe, bu anlayış yılda bir hatırlanan nostaljik motif olmaktan öte bir anlam taşımayacaktır. Ahiliğin dayandığı bu temel ilkeler, yılın özel bir haftasında hatırlanan bir kültürel motif olmaktan çıkıp, hayatı kuşatan temel değerler olmadıkça, bu topraklarda Ahilik, kutlu bir değer haline gelemez. Yaşanan hayattan çekilen, ancak belirli zaman dilimlerinde hatırlanan tüm değerler gibi, Ahilik de sadece tarihi, kültürel ve nostaljik bir tecrübe olarak kalmaya devam edecektir. Müslümanlıkla yoğrulmuş olan yurdumuzda, kadim değerlerimiz bir yaşam biçimine dönüşmedikçe, hiçbir sosyal, kültürel ve ticari tecrübemiz hak ettiği saygınlığa ulaşamayacaktır.’ (11 Mayıs 2015)